Siyaset:
Trakya'dan Marmaray'a hızlı tren müjdesi
İşte Başbakan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Erdoğan, partisince, sahil dolgu alanında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Tekirdağ'ın ilçeleri Çorlu, Hayrabolu, Malkara, Marmara Ereğlisi, Muratlı, Saray ve Şarköy'ü gönülden ve yürekten selamladığını, Tekirdağ milletvekili şair Yahya Kemal ve vatan şairi Namık Kemal'i rahmetle ve minnetle yad ettiğini söyledi. Erdoğan, Tekirdağ'ın yetiştirdiği kahramanları da yad ederek, hepsinin mekanının tüm şehit ve gazilerle beraber cennet olmasını temenni etti.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, 3,5 ay önce, 6-7 Aralık'ta Tekirdağ'a geldiğini, merkezde 318 trilyon liralık eser ve yatırımı açtıklarını dile getirerek, Çorlu'da 308 trilyon liralık, Çerkezköy'de 376 trilyon liralık yatırımları hizmete açtıklarını hatırlattı.

Erdoğan'ın, "Bak görüyorsunuz kızancıklar fena kızdı. 'Sandıkları patlatacağız' diyorlar. Öyle mi kızancıklar?" sözlerine kalabalık da "Evet" diye karşılık verdi. Erdoğan, 30 Mart'ta sandıkların aydınlanacağına inandığını dile getirdi.

İki gün içerisinde, Tekirdağ ve tüm ilçelerinde toplam 1 katrilyon 200 trilyon liralık yatırımları hizmete aldıklarını ifade eden Erdoğan, 3,5 ay sonra çok daha muhteşem bir coşkuyla, daha büyük bir heyecanla Tekirdağ ile yeniden kucaklaştığını vurguladı.

"Rabbim sizlerden razı olsun. Rabbim kardeşliğimizi, yol arkadaşlığımızı daim etsin. 30 Mart seçimleri ülkemiz için, milletimiz için, demokrasimiz için, en çok da Tekirdağ için hayırlara vesile olsun" diyen Erdoğan, dün Çanakkale'de 18 Mart Şehitler Günü'nü yad ettiklerini ve Çanakkale Zaferi'nin 99. yıl dönümünü kutladıklarını, Edirne'de de muhteşem bir katılımla, muhteşem bir miting gerçekleştirdiklerini, Tekirdağ'ın ardından da Silivri'de miting yapacaklarını söyledi.

Kasetleri ne yapacaksın

"Buradan Silivri'ye selam, yola devam" diyen Erdoğan, Çanakkale ve Edirne'nin çok farklı, ancak Tekirdağ'ın çok ama çok farklı olduğunu söyledi. Meydana sığmayanların arka taraflarda bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye oynanan oyunu görüyor. İşte görüyorsunuz. 'Şantaja, montaja, dublaja hayır' diyor Tekirdağlı. 81 vilayet, 77 milyon oynanan oyunu görüyor. Milletimiz, Türkiye üzerinde, sandık üzerinde, demokrasi üzerinde oynanan oyunu görüyor ve bu oyuna itiraz ediyor. Meydanlar bu çirkin oyuna itiraz ediyor. Şehirlere girişimizde, mitingimizi yaptığımız yere kadar geçtiğimiz yollar, sokaklar, caddeler, balkonlar, pencereler bu kirli ittifaka itiraz ediyor. CHP de MHP de artık iradelerini, artık akıllarını Pensilvanya'ya kiraya verdiler. Şimdi 30 Mart'ta benim milletim bu hesabı soracak. Ne diyecek biliyor musunuz? 'Ya arkadaş, senin Amerika'da ne işin var? Sen vatansever misin? Gel vatanına. niye kaçtın gittin buradan. Eğer suçun filan yoksa niye Amerika'da yaşıyorsun. Sene 1999-2014. 15 yıldır sen buralarda yoksun. Sen yapacaksan gel burada yap. Niye oradan sen kalkıp da Türkiyemi karıştırıyorsun ya'. Bakıyorsun ki her kirli oyunun altında sen çıkıyorsun. Ne diyor? Bugüne kadar susmuş, 2-3 gündür konuşmaya başlamış. Bedduaları kim yaptı, sen yapmadın mı? Ondan sonra geri vitese taktı. 'Yok' dedi, 'Allah'ın gücüne gidiyor' dedi. Tamam da o kasetleri, onları ne yapacaksın, nereye saklayacaksın? Kendi televizyonların bile bunları yayınladı. Sen değil misin, Savaş Ay ile mülakatı yapıp, Savaş Ay'a, 'Ben bugüne kadar bir oy kullandım. Şu anda Hazreti Cebrail gelse, parti kursa, onun partisine bile oy vermem' diyen sen değil misin?"

Öyle dualar alıyoruz ki bize Hak yeter

Kalabalığın "Dik dur eğilme" sözleri üzerine Erdoğan, "Hiç endişeniz olmasın, dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Allah'tan başka kimsenin önünde eğilmedik, bundan sonra da eğilmeyeceğiz, hiçbir gün Allah'ın izniyle" diye konuştu.

Erdoğan, "Sen ne biçim hocasın ya. Türkiye'den kaçıp gidiyorsun. İstifaen. Emekli falan değil ha. Bir de kendisine o paralel yapı pasaport tezgahlıyor. O pasaportla beraber Amerika. Bakalım ne kadar orada kalabilecek. Öyle yok. Oradan sen ülkemi karıştıracaksın, biz de seni bırakacağız. Yok öyle 25 kuruşa bir simit. Benim için, 'Sizin beddualarınız tutmadı' diyor. 'Ameliyat oldu. Eğer beddualarınız tutsaydı, bu gitmişti' diyor, benim için. Dediği ne uzun adam. 'Uzun adam gitmeliydi'. Biz öyle dualar alıyoruz ki, şu kardeşlerimin duaları, Türkiye'de tüm kardeşlerimin duaları, hele hele Sudan'dan, Suriye'den, Libya'dan, Myanmar'dan, Mısır'dan, Filistin'den, dünyanın her yerinden hamd olsun gelen dualar bize yeter. Bize halkımız yeter, bize Hak yeter Hak" şeklinde konuştu.

Yerel seçimlere 12 gün kaldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunların ablaları varmış. Sizin kapılarınızı da çaldılar mı? Bunlara şunu söyleyin; ya sizde zerre kadar insaf yok mu? Siz de utanma yok mu, sizde ar yok mu, siz de haya yok mu? Ya sizin o hocanız, bizim kızlarımızın başını açtırtan değil mi? 'Başörtüsü füruattır' diyen değil mi? Bu nasıl hoca ya? Sizin hocanız kestane pazarında imamken başka konuşuyordu ama 28 Şubat oldu başka konuşmaya başladı. 'Bu ne iş ya' diye sorun. Ondan sonra hocanıza söyleyin de partisini kursun, kendisi de buraya gelsin, boyunun postunun ölçüsünü alsın. Fakat enteresan olan şu; bu CHP Genel Başkanı bununla ilgili parlamentoya acayip şekilde vermiş olduğu soru önergesi var. Bu önergeyle beraber kendisini hakkında çok çok olumsuz şeyler soruşturuyordu. Hatta milletvekilleri aynı şekilde. Şimdi dostluk arttı. Bakıyorsunuz MHP 'okyanus ötesi' diyordu verip veriştiriyordu. Ama şimdi dostluk arttı. Tek düşmaları var şimdi üçünün de AK Parti. Bize dost olarak Allah yeter."

Sabrettiklerini ifade eden Erdoğan, "Siz de sabrettiniz. Ne oldu? Okullarımıza kızlarımızı başörtülü olarak almıyorlardı. Öyle mi? İmam hatiplerin orta kısımlarını kapatmışlardı. Öyle mi? Devlet dairelerine sokmuyorlardı. Şimdi geçenlerde çıkmış Kılıçdaroğlu ne diyor? Diyor ki 'başörtü sorununu ben çözdüm'. Güler misiniz, ağlar mısınız? Bunda her numara var, takiye, yalan, iftira, fitne, fesat her şey var. Önce evinin adresini öğren. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu, geldi Kağıthane'ye kaydını yaptırdı. Kağıthane'de ikameti, sordular kendisine 'nerede oturuyorsun?' 'Kağıtepe' dedi. Bununla da bitmedi iş. Seçim günü oyunu dahi kullanamadı. Bu ne demek biliyor musunuz? Buna üç tane koyun verin kaybedip gelir. SSK'yi, Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerini batıran bu. Yolsuzluklarla batırdı. Hatırlıyorsunuz o günleri değil mi?" diye konuştu.

"Ayrım ortadan bizimle kalktı"

Erdoğan, eskiden hastane kapılarına gittiklerini ve kuyrukta beklediklerini anlatarak, şöyle devam etti:

"O gün muayene oldun oldun, belki yarına da kalırsın. Doktor bey ilaç verir inersin oradaki eczaneye ilacı istersin. Eczacı ikisini verir, ikisi yok. 'Nereden alacağım' dediğinde 'paranla git dışarıda eczaneden al' derdi. Kimdi genel müdür? Kılıçdaroğlu. Bu ya, bu adamın cemaziyelevveli bu. Şimdi istediğin hastaneye gidiyor musun, istediğin eczaneden ilacını alıyor musun kardeşim? Ayrım var mı? Benim başörtülü bacım, artık okullarımızın orta kısımları açıldı mı? Artık istediği üniversiteye imam hatipli, meslek liseli gidebiliyor mu? Katsayı kalktı mı? Başörtülü bacılarım devlet dairelerinde çalışabiliyor mu?"

Ayrımın ortadan kendileriyle kalktığını vurgulayan Erdoğan, normalleşmenin bu olduğunu söyledi.

Erdoğan, başörtülü ile başı açık kardeşlerinin hepsinin bir arada olduğuna işaret ederek, "Mesele bu. Birlik, beraberlik, kardeşlik bu. Türkiye bu" diye konuştu.

Buralara durup dururken, rastgele gelmediklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Benim bugün Tekirdağ'a bir hitabım var. Nedir o biliyor musunuz? AK Parti olarak biz Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Romanıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Arnavtuyla, Boşnakıyla, aklınıza ne gelirse tek milletiz. Tek millet, iki; tek bayrak.. Ama ben şunu söyleyeyim; ben Türk'ü Türk olduğu için sevmiyorum, ben Kürd'ü Kürt olduğu için sevmiyorum, Roman'ı Roman olduğu için sevmiyorum, beni yaradan Allah onları da yarattığı için seviyorum. Bizim farkımız bu. BDP'ye bakıyorsun siyasi Kürtçülük yapıyor. MHP'ye bakıyorsunuz siyasi Türkçülük yapıyor. Öyle mi? Birisi Kürtçülük, birisi Türkçülük... CHP'ye bakıyorsun o da diyor ki 'ben de kumsalların partisiyim'. Biz 77 milyonun partisiyiz, biz 780 bin kilometrekarenin partisiyiz. Farkımız bu. İkincisi; tek bayrak. İşte bu. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin simgesi. Ne diyor Mithat Cemal, Allah rahmet etsin... 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır'. Bizim reklamı izliyorsunuz değil mi? 'Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal'. Bak, şu dalgalanışı görüyor musun? Şu güzelliği görüyor musun? Mesele bu, bunun uğruna her şey feda. 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı cananı bütün varlığımı alsın da hüda etmesin beni tek vatanımdan beni dünyada cüda'. Onun için ne diyoruz? Tek vatan, 780 bin kilometrekareyle..."

Alandakilerin "Türkiye seninle gurur duyuyor" şeklinde slogan atması üzerine Erdoğan, "Biz sizlerle gurur duyuyoruz" dedi.

Erdoğan, en batıda ne varsa en doğuda, güneydoğuda da o olacağını, en kuzeyde ne varsa en güneyde de o olacağını vurgulayarak, ayrımın olmadığını dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, "Allah için soruyorum, '10-15 yıl önce denseydi ki 'Ağrı'da, Iğdır', Kars'ta, Şırnak'ta havalimanı olacak?' İnanır mıydınız? Şimdi var... Hakkari'yi de yapıyoruz. Hakkari biraz gecikti. Niye biliyor musunuz? Bölücü terör örgütüne rağmen, onlarla olan mücadele sebebiyle. Biz böyle gidiyoruz" diye konuştu.
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner118

banner113

Kılıçdaroğlu CHP'nin seçim bildirgesini...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ATO Kongre Merkezi'nde partisinin Seçim Bildirgesi ve Aday Tanıtım...

Haberi Oku