Sana Bir Sır Vereceğim 2.Bölüm Fragmanı
Sana Bir Sır Vereceğim’in ilk reytinglerini iyi bularak, fantastik anlatımlarla, fantastik güçlere sahip kahramanların yeni dizisini anlattı. Övgüye değer buldu..

Bakın Güleroğlu, Sana Bir Sır Vereceğim dizisi için neler söyledi...

Deniz manzaralı bir konumda olmanın övgüsünü, her sabah ‘Çalar Saat’ programından Çamlıca Tepesi ve martı kardeşlerle yaratılan fantastik anlatımlarla dillendirip doğayla iç içeliğini fark ettiren FOX TV, doğaüstü güçlerin çekiciliğini kullanmayı da ihmal etmiyor.

Geçen yaz sezonunda ‘Dedemin Dolabı’ ile fantastik bir yolculuk yaşatan kanal, bu yıl da özel güçlere sahip karakterlerin yer aldığı ‘Sana Bir Sır Vereceğim’ dizisini devreye soktu.
Çirkin Ördek masalındaki ‘farklı olanın garip bulunması’ örneğiyle yola çıkan dizi, sadece doğaüstü yetenekleri olan çocuklarla değil, yabancı yapımlardan alışkın olmamıza karşın yerlilerde pek rastlamadığımız çocuğuna masal okuyan baba figürüyle de tanıştırdı izleyiciyi.

Hayatta olmayan anneye duyulan özlemle dinlenen masaldan eşyaları hareket ettirme gücüne geçiş yapan ‘Sana Bir Sır Vereceğim’, sahneler ilerleyip farklı güçleri olan karakterleri de olaya dâhil ettikçe gösterdi ki, yaz ekranının fantastik dizisinin sırrı, ‘X-Men’ oluşundan başka bir şey değil!

Yani anlayacağınız çekim aşamasında bazı mecralarda bahsedildiği gibi, fırtınalı bir günde olağanüstü güçlere sahip olan ve sonrasında cinsellik içeren sahneler de dâhil çeşitli maceralar yaşayan 5 gencin hikâyesini işleyen ‘Misfits’ dizisiyle uzak yakın ilgisi yok. Hadi çok zorlasak her şeyin başlangıcı olan ‘fırtına’ ortak nokta olabilir.

Marvel Comics tarafından yayımlanan bir kurgusal karakterler topluluğu olan ve sinemanın dışında Boomerang TV’de de dizisi yayınlanan ‘X-Men’, bilindiği gibi insanüstü güçlerle doğup bu özelliklerini ergenlik dönemlerinde keşfeden kahramanların öyküsü. İçlerinden yıldızı en çok parlayan ise Wolverine… 20th Century Fox yapımı filmiyle vizyona girmeye hazırlanan ‘The Wolverine’ beyazperde için gün sayarken beyazcamda da ‘X-Men’in yerli uyarlamasını devreye sokmak gayet akıllıca bir iş. Bu denklik, ilk bölümüyle kötü sayılmayacak bir reyting elde eden ‘Sana Bir Sır Vereceğim’e merakı ve ilgiyi artıracaktır. Tabi kaliteli olunursa!

Oyuncular iyi ama…

‘X-Men’de kötü amaçlı mutantlar yetiştirmeye hevesli Magneto’nun en iyi casusu olan ve dokunduğu kişinin kılığına bürünen Mystique karakterinin erkekleştirilmiş halini, Kemal Bey’e dönüşen Burak kimliğiyle karşımıza getirip ilk bölümü noktalayan ‘Sana Bir Sır Vereceğim’, başlangıç genelinde kendini izlettiren bir yapım imajı yarattı.
Kahramanlarının açığa çıkış öyküsünde ortalamayı tutturan dizi, ekstradan sahip olunan güçleri kullandırmaktaysa biraz acemi.

Geleceği görüşüyle Jean Grey’e benzettiğim Derya’nın kaçırılma aşaması da dâhil olmak üzere siyah arabalı, siyah giysili adamlarla sergilenen kötülük performansı çok çok kötü.
Eşyaları hareket ettiren Psylocke ile özdeşleşen Gürcan’la babasının, dizilerin müzmin doktorunun muayenehanesinde sergiledikleri veya Tilki’nin hırsızlık sahnesi biraz komediye kaçsa bile neticede, bu dizi büyüklere de hitap etmek üzere hazırlanmış bir fantastik. Tam anlamıyla ne komedi, ne de çocuk yapımı… Dolayısıyla, özel yetenekli bir çocuğu kaçırmak isteyenlerin daha planlı ve profesyonel hareket etmesi beklenir. Öyle zili çalıp ‘Polis’ diyerek yüz göstermek, olmadı çat kapı girmek, evin arka çıkışının da olabileceğini hesaba katmamak yönetmenlik adına hata! Bu arada madem çelik kapı öyle şıp diye açılabiliyor, sessizce eve girmek varken kendilerini niye açık ettiler onu da anlamış değilim.

Tekerlekli sandalyedeki mutant başı Prof. Xavier’in yerine kimin geçirileceğini merakla beklediğim dizideki bu sahne olumsuzluklarına karşın oyunculuklar yerinde…

Memur bile olamamaktan yakınarak sözleşmeli personelin garibanlığını dile getiren Baba Mehmet’in şaşkın, biraz zavallı ve kaygılı hallerini Murat Han çok güzel canlandırıyor.
Çalışması gerektiğini bahane edip kızının birlikte yatma çağrısına uymayan, ancak sonrasında ayda üç bin beş yüz lira ödeyebilecek kadar birikimi olduğunu söyleyerek kendiyle çelişen Anne Sevgi rolündeki Esra Ronabahar’ın da performansı iyi.

35 Buçuk Atölyesi öğrencisi olup Vahide ve Altan Gördüm’den ders alan Engin Koç yani Tilki’nin kötü adamları pataklarkenki eksiğini saymazsak duruşu gayet şirin. Özel yeteneğiyle olmasa da tipiyle Wolverin’i andırdığını düşündüğüm Koç, Behlül’ün de kulaklarını çınlatan dizideki söyleminden anlaşıldığı kadarıyla Kıvanç Tatlıtuğ’a benzetilmeyi pek istemiyor. Haklı! Bence de, her oyuncu kendi karizmasını ve rol tarzını yaratmalı. Üstelik bunu kendi içinde de kalıplaştırmadan sergileyebilmeyi bilmeli.

Çocukların kendi çaplarında oynadıkları dizide elektrikçi Aylin rolü için saç kesimi ve rengiyle daha küçük gösteren Demet Özdemir özellikle çok isabetli olmuş. Gücünü kontrol edememenin sıkıntısını sert yüz hatlarıyla iyi yansıtıyor. Yalnız, aile yaratmanın sevinci olarak sergilenen o ışıklandırma gösterisi, biraz daha görkemli hale getirilebilirdi.

Aylin’le ilgili bir kafa karıştıran ayrıntı ise elektrik gücünün hangi durumda açığa çıktığı? Okuldaki çıkışı öfkeyle oldu. Aynı şekilde diğer karakterlerin güçleri de ya öfke ya da korkuyla belirginleşmişti. Peki, o halde Aylin, süsleme ışıklarını nasıl yaktı?

Sonuçta işin Türkçesi; fantastik dalında çıta yükseltip ‘Dedemin Dolabı’ndaki performansı ve mantığı aşmaya niyetlendiğini gösteren FOX TV’deki ‘Sana Bir Sır Vereceğim’ dizisi, ilhamını ‘X-Men’den alan karakterlerin güçlerini ve aksiyonunu çalakalem işlemeyip ayrıntıları dikkate alarak oturtmalı! Bunun ötesi şimdilik gayet iyi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Hababam Sınıfı'ndan Muhteşem Rekor
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan en iyi yüz film listesinde Hababam Sınıfı zirvede...

Haberi Oku