Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, milletten kopmuşa benzer.

Lütfen buraya bakın Sayın Faruk Çelik:
"Milletten kopandan millet de kopar!.."
İktidar, burunları havaya kaldırmasın!..
İktidar, mazlumları unutturmasın!..
"Adalet" ve Kalkınma Partisi ismi ile müsemma bir parti ise bu emeklilikte yaşa takılanlar meselesine çözüm getirir.
Bugüne kadar size defalarca, bu haksızlığı gidermenizi -hem de yüzünüze" karşı tavsiye ettim.
Beni tanırsınız; hem de çok iyi tanırsınız!..
Bursa'da bir "düğün salonu"nda buluşmuştuk...
O düğün salonunu siz işletiyordunuz ve o günlerde gördüğüm kadarı ile güç bela geçiniyordunuz.
O günleri hatırlayın.
O günleri unutmayın.
Şanlıurfa'da elde ettiğiniz zafer sakın ola başınızı döndürmesin; siyasi tarihimiz "unutkanlar"ın bitişine işaret eden nice seçimle doludur.
Unutmayın!..
Ve şunu da ifade edeyim:
"Sakın ola sosyal güvenlik sistemindeki açıkların faturasını açlık sınırının altında yaşayan bu insanlara, emeklilikte yaşa takılanlara yüklemeyiniz!.."
Siz yapsanız da yapmasanız da, bizler bu emeklilikte yaşa takılanlar meselesini Allah'ın izniyle çözeceğiz.
Gönüllü olsanız da olmasanız da millet iradesinin karşısında duramayacaksınız!..
Siz Yaşar Okuyan değilsiniz!..
Olamazsınız!..
Olmaya kalkarsanız, sadece kaybedersiniz.
Önce milletin sevgisini sonra da koltuğunuzu.
Sayın Faruk Çelik;
Böyle yapmayın!..
Emeklilikte Yaşa Takılanları hafife almayın.
Haksızlığın devamı için ısrarcı olmayın.
Kendinize zarar vermeyin.
Partinize zarar vermeyin.
Liderinize zarar vermiyin.
Milletinize zarar vermeyin.
Türkiye'ye zarar vermeyin.
Emeklilikte Yaşa Takılanlar, bundan sonra daha güçlü eylemler yapacaklar.
Ben, bundan sonra daha da ısrarlı olacağım.
Sizin yüzünüzden, emeklilikte yaşa takılanlardan bazıları "mesela Neslihan hanım" beni suçluyor.
Zira beni mahcup ettiniz Sayın Faruk Çelik...
Ben sizin millete yakın bir devlet adamı olduğunuzu yazmıştım.
Şimdi, bana hakaret yağıyor.
"Bu mu millete yakın" diyenler...
Ve hemen arkasından bana giydirenler.
Ben, üzüm yemenin derdindeyim.
Emeklilikte yaşa takılanlar, bu devlete karşı bütün görevlerini yerine getirmiş insanlar.
Unutmayın;
Mazlumun ahı, devirir şahı!..
Kendinize gelin Sayın Bakan...
Milletinize dönün.
Ben sizi, hala çok seviyorum.
Ben sizin hala çok iyi bir insan olduğunuza inanıyorum.
Ben hala sizin milletten kopmadığınıza inanmak istiyorum.
Ben hala sizden umutluyum.
Bunu yapmayın;
size bir yerde kefil oldum:
Beni emeklilikte yaşa takılanlara karşı utandırmayın.
Yapmayın.
Yapmayın.
Yapmayın.
Lütfen...
Milletinize kulak verin.
Siz bir emekli oğlusunuz, geçmişinizi reddetmeyin!..
Kimsenin erken emeklilik gibi bir derdi yok.
Devlete karşı bütün görevlerini yerine getirmiş insanların hak talebi var.
"Genç yaşta emeklilik" filan, meselenin o olmadığını çok iyi biliyorsunuz.
Milletvekillerine emeklilik düzenlemesini şaaak diye halleden sizler, milletin asillerine bu haksızlığı yaparsanız...
Yapmaya devam ederseniz...
Bütün bir milleti üzersiniz...
Bütün bir milleti üzerseniz de...
Ne olacağını tahmin edersiniz...
Lütfen.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik