Yaşam:
Onlar dönse de dostluklar baki kaldı
Ayşe Türkmen, yurtdışına giden öncülerden. İnsanların ailelerinden ayrı şehirde yaşamayı dahi göze alamadığı dönemde o, öğretmen eşi İlyas Türkmen ile Türkmenistan'a gitti. 1992'de gittikleri ülkeden 2 buçuk yıl sonra geri dönmek durumunda kalsalar da Türkmenistan'da kurdukları dostlukları hâlâ devam ediyor. İstanbul'da yaşayan aile, Türkmenistan'dan gelen dostlarına İstanbul'u gezdiriyor. 19 yıl önce gittiği ülkede yaşadıklarını anlatan Türkmen, "İyi ki Türkmenistan'a gitmişiz. Türk insanına çok yakın çok misafirperver insanlar, burada yakınlarımızdan görmediğimiz ilgiyi orada gördük." diyor.

Ayşe Türkmen 23 yaşında Türk-menistan'a gittiğinde iki çocuk annesidir. Orada yaşayanlar nasıl yaşıyorsa biz de yaşarız düşüncesiyle 'Tamam, gideriz.' der. Gitme sürecinde bebekleriyle ilgili endişelerini ise ailesinin desteğiyle aşar. 3 yaşında oğlu ve 3 aylık bebeğiyle; kişisel eşyaları dışında hiçbir şey almadan düşerler yola. "Günümüzde çocuk bakılan bir yaşta omzumda çok ciddi bir yükün olduğunu hissettim o an." diyor.

Soyadlarının Türkmen olması ülke halkının onları kabullenmesini kolaylaştırır. Ayşe Türkmen, 'Türkmenlerin içinde yaşıyorsam, onlar gibi giyinmeliyim' düşüncesiyle hareket eder ve yöresel kıyafetler giyer. Bu durum kaynaşma süreçlerini hızlandırır. Türkmen yaşadıklarını, "Onlara iki üç adım atmam, onları bana yaklaştırdı. Çok güzel dostluklarımız oldu. 19-20 senedir görüştüğümüz Türkmen arkadaşlarımız var." diye anlatıyor.

Ayşe Türkmen'in Türkmenistan'da yaşadığı en zor dönem 3 aylık bebeğinin hastalanmasıdır. Evde yağlıboya yapmaları bebekte astım krizini tetikler. Sağlık ekibinin Rusça konuşmaları işini zorlaştırır, yardımına ise Türkmen dostlarından Gülcihan Hanım yetişir. Türkmen, o dönemde yaşadığı zorluğu, "Rus sağlık ekibi geldi. Anlaşmamız mümkün değil, bebeğin durumu acil, götürmek istiyorlar. Ben de gitsem eşim nerede olduğumu nasıl bilecek diye eşimi bekliyorum. O an kapı vuruldu, Aşkabat Milli Eğitim Müdürü Gülcihan Hanım kapıdan girdi. Sağlık ekipleriyle konuştu. O gelince çok güzel ilgilenildi. İki buçuk yıl zarfında her sıkıştığımda Gülcihan Hanım yanımdaydı." cümleleriyle anlatıyor. Hastanede yaşadıklarıyla dil öğrenmesi gerektiğine karar veren Türkmen, kısa sürede Rusçayı öğrenir.

Çocuklarıma anneanne, dede oldular

Çocukların Türkmenistan'a alışmalarında komşuları Türkmen Raifa Hanım ve Toylu'nun payına dikkat çeken Ayşe Türkmen, "Onlar benim çocuklarımın hâlâ anneannesi dedesi. Her akşam işten dönüşte çocuklarımı parka götürdüler." diyor. Türkmen, unutamadığı bir anısını ise şöyle anlatıyor: "Büyük oğlum pastayı çok seviyordu. Gittik sürekli pasta istiyor çocuk, birkaç paket puding bisküvi götürmüştüm sonrasında bitti. Bunu Raifa Hanım duymuş, benim de yaptığımı görmüştü. O dönemde tabii süt bulmak çok zordu. İki buçuk yıl boyunca her pazartesi yaş pasta geldi evimize. Raifa Hanım, bunu nereden buldu bilmiyorum. O yediğim pastaların lezzeti hâlâ burada yok." Türkmenistan'a Türkmen halkının sıcaklığıyla alıştıklarını vurgulayan Türkmen, "Bizi rahat yaşatmaya çalıştılar." diyor.
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner118

banner113

İranlı Kadınlar da Türk Takılarını İstiyor
Söz konusu artışta özellikle altın takı ihracatının önemli etkisi oldu. İran'a yılın 6 ayında yapılan...

Haberi Oku