Siyaset:
Fethullah Gülen Zaman röportajı
Fethullah Gülen kimdir? Fethullah Gülen, İzmir'li bir vaiz. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın iddiasına göre Beziüzzaman Said Nursi ile hiç karşılaşmamış ve Bediüzzaman Said Nursi'nin kitaplarını hiç okumazmış. 
(Fethullah Gülen Beddua Video)

Fetlullah Gülen Hareketi, referans olarak Bediüzzaman Said Nursi'yi kullanıyor ama diğer Nur talebesi grupları gibi Bediüzzaman Said Nursi eserleri öne çıkarılmıyor. Said Nursi'nin Risale-i Nur, Lemalar gibi temel eserleri Fethullah Gülen hareketinin pek gündemine gelmiyor. Fethullah Gülen hareketi mensupları daha çok Fethullah Gülen'in eserlerini yaygınlaştırmaya çalışıyor. Kırık Testi, Asrın Getirdiği Tereddüdler gibi eserleri dağıtına Fethullah Gülen Cemaati mensupları, bugüne kadar çok yönlü çalışmaları ile dikkat çeken bir yapı olarak geldi.


Cemaat'in gazeteleri, dergileri için her Hizmet mensubu bir temsilci olarak kullanıldı, her Hizmet hareketi mensubu kendisini Zaman'a, Sızıntı'ya, Aksiyon'a ve diğer cemaat yayın organlarına abone yapmakla görevli saydı. Bunu bir sevap olarak algıladı.
Fethullah Gülen Zaman, Fethullah Gülen Zaman röportajı,

VATİKAN'DAN TEL AVİV'E

Sadece sıradan cemaat mensupları değil, çeşitli sebeplerden dolayı Hizmet'e katılan veya yakın duran anlı şanlı işadamları da Zaman ve diğer mevkutelere tiraj yaptırmakla görevli saydı kendisini
Dünyanın en ücra bölgelerinde ABD'nin bilgisi dahilinde okullar açan hareket, bir yandan da "Dinler Arası Diyalog" sloganı eşliğinde Vatikan'dan Tel Aviv'e sıkı ilişkiler geliştirdi.
Fethullah Gülen cemaati bunları yaparken, diğer yandan da devlet içinde abi ve abla yerleşimine özen gösterdi.

FETHULLAH GÜLEN VE SUÇLAMALAR

Bunların hepsi illegal değil legal hareketler cemaate göre.
Tamamen hak edenler memur oldu, tamamen hak edenler terfi etti, duaların da elbet yardımı oldu.
Başbakan Erdoğan ve diğer AK Partililer ise Fethullah Gülen'in devlet içinde bir paralel devlet kurduğunu ve yaptıklarının suç olduğunu belirterek, Fethullah Gülen'i ikamet ettiği ABD Pensilvanya'dan Türkiye'ye gelmeye davet ediyorlar.

FETHULLAH GÜLEN VE BEDDUA MESELESİ

Fethullah Gülen hakkındaki iddiaları birileri üzerinden cevaplandırdı bugüne kadar. Bir "Beddua" seansı vardı onun da "Beddua" olduğunu reddetti.

Ekrem Dumanlı, Pensilvanya'ya gitti ve Fethullah Gülen ile Zaman için bir röpartaj gerçekleştirdi.
Bu röportaj 17 Mart 2014 Pazartesi gününden itibaren Zaman gazetesinde yayımlanmaya başlanacak.
Yerel seçimlerde CHP'ye oy verilmesi yönünde talimatlarının olduğu iddia edilen Fethullah Gülen bakalım iddialara ne cevaplar verecek?..

FETHULLAH GÜLEN VE 28 ŞUBAT!

Gazeteci Yazar Serdar Arseven Dost Modern Darbe  adlı kitabında Fethullah Gülen'in 28 Şubat sürecindeki tavırlarına dikkat çektiyor:

Sayın Fethullah Gülen, uzun yıllardır “İsrail ile karşı karşıya gelmemeye” büyük itina gösteriyor.
Yalçın Doğan ile 28 Şubat Postmodern darbesinin en şedit günlerinde yaptığı röportaj bu bağlamda dikkat çekici…
Hatırlayalım:
- Yalçın Doğan : Siyasi liderlerle ilişkiniz nasıl?.. Biraz önce de gördük, hem Sosyal Demokrat hem Merkez Sağ parti liderleri ile iyi ilişkiniz var, bu nereden kaynaklandı? Onlar sizi arıyorlar mı?..
- Fethullah Gülen : Onların aradığı da olmuştur belki defaatle. Ben aslında bugün ortada olan bir hoşgörü bir diyalog meselesi sözkonusu, fakat kendi ruh hâletimde vardır bu aslında. Herkesle çok iyi geçinmeyi öteden beri, herkesi bir kardeş gibi bağrıma basmayı çok arzulamışımdır.
-Y.D. : Yani siyasi liderlerle böyle bir diyalogunuz var?..
-F.G. : Ruh hâletimin aksidir bu, hemen herkesle görüşmeyi arzu ederim. İkincisi siyasi liderler, Türkiye’yi idare eden insanlar. İdare edenler ediyorlar, etmeyenler de yarın idare edebilirler. Türkiye’nin geleceği adına, Türkiye’nin büyümesi adına ki eğitim faaliyetleri ile de büyüyeceğine inanıyorum Türkiye’nin, bu eğitim faaliyetleri adına açılan ilim irfan müesseselerini Türkiye’nin büyümesi adına birer köprü ayağı kabul ediyorum. Türkiye’nin lobilerinin oluştuğunu kastediyorum, şimdi bu hususlarla alâkalı düşüncelerimi mütalaalarımı başa gelen herkese arz etmeyi düşünmüşümdür.
-Y.D. : Sık sık görüşüyorlar mı sizinle?..
-F.G. : Hayır sık sık görüşmüyorlar. Belki yani Tansu Hanım’la üçü, bilemeyeceğim dördü geçmez, Mesut Bey’le de bu kadar ancak. Ecevit Bey’le de iki, üç defa öyle olmuştur, Deniz Baykal Bey ile bir defa veya iki defa, birisi de herhalde Kasım Gülek’in merhumun cenazesinde olmuştur, İnönü Bey’le de orada görüşme nasip olmuştur.
-Y.D. : Sayın Erbakan ile?
-F-G. : Necmettin Erbakan ile de hayatımda iki defa veya üç defa ancak görüşmüşümdür. En son görüşmemiz de bu şeyde oldu, Alpaslan Türkeş Bey’in cenazesinde, ben Diyanet İşleri Reisi’nin yanında idim. Onu iyi tanıyorum. Diyanet’ten çıktık biz, böyle saf tuttuk, Sayın Cumhurbaşkanı vardı, Meclis Başkanı vardı, ben orada duruyordum, Başbakan olarak yanıma gelince, ben biraz daha kenara çekildim, yerimi O’na verdim, fakat herhangi bir konuşma olmadı yani ona görüşme denir mi denmez mi, çünkü Sayın (Mustafa) Kalemli ile bir el sıkışma, Sayın Cumhurbaşkanımızla bir el sıkışma oldu ama fakat O’nunla bir konuşma olmadı, gerçekleşmedi. Ki konuşma olduğu şey, geçen sene matematik olimpiyatları oldu, bu Yükseliş Koleji’nin geniş bir şeyi var, salonu var, bu da oraya gelmişti, arkadaşlar beni çağırmışlardı, orada üç dört kelimelik, o kalabalık içinde bir konuşma oldu, benden evvel ayrıldı gitti, ben de sonra kalktım gittim.
-Y.D. : Aranızda bir gerginlik mi var?
-F.G. : Gerginlik yok da, “Ruhlar tıpkı bir sistem altında bir ordunun fertleri gibidir.”… Bunlar arasında içten birbirine kayma, birbirine dökülme, birbirini çok iyi bilme varsa, şeylik olur, anlaşma uzlaşma olur, şayet böyle bir şey yoksa…tenâkür (Bir yere ulaşmak, varmak) deniyor ona..
-Y.D. : Tenâkür mü var? (!!!) Bir ruhların uzlaşmazlığı uyuşmazlığı mı var?..
-F.G. : Bilemiyorum, yani bu türlü şeyler bizde Türk atasözü vardır, “Kalpten kalbe yol vardır.”
-Y.D. : Şu anda kalpten kalbe pek yol görünmüyor…
-F.G. : O yolu koymamışlarsa, bizim ulaşmamız da biraz zor olabilir.
-Y.D. : Bu kişisel bir şey mi yoksa dünya görüşü meselesi mi?
-F.G. :Dünya görüşü meselesi de olabilir, ben şahsen kişisel olarak hiç kimsenin aleyhinde olmama niyetinde ve kararındayım. Bir kısmını ifade etsem müsaade buyurur musunuz?..
-Y.D. : Buyurun..
- F.G. : Bir bardak suda boğmak isteyen insanın bile sıkıştığı bir yerde dudaklarının kıpırdandığını görünce sürekli ağlamış kendimi tutamamıştım…Yani öyle bir durum olsa, zannediyorum ben, kişisel görüşüm itibarı ile onun için bile ağlarım. Dilimi çok ısırdım Alpaslan Türkeş’in şeyinde, Kasım Gülek’te dilimi çok ısırdım ağlamamak için. Bu benim ruh hâletim, ayrı bir mesele. Fakat, İslâm’ı temsil İslâmi yaşam, İslâm’la alakalı hareketler meselesine gelince zararlı bulduğum bulabileceğim şeylere meydan verilmesini fırsat verilmesini istemem şahsen yani.
-Y.D. : Yani aranızdaki bu kalpten kalbe giden yolun belli ölçüde tıkanık olması İslâmiyet’e zarar verici davranışlardan mı karşı tarafın?..
-F.G. : Öyle zannediyorum veya öyle algılıyorum, öyle içtihat ediyorum.
*
Evet, Fethullah Gülen Hocaefendi, Milli Görüş Lideri Rahmetli Erbakan Hoca’yı “sevmediğini” açıkça dile getiriyordu Yalçın Doğan’a konuşurken…
Bu sevgisizlik O’nu, Refahyol hükümetine ve tabii Erbakan Hoca’ya karşı şu “sert” çağrıyı dile getirmeye taşıdı:
“Beceremediniz artık bırakın!..”
Sayın Gülen, bunu, mesela döneminde ülkenin krizlerden krizlere sürüklendiği, bankaların hortumlanarak milletin sırtına milyarlarca doların yüklendiği Ecevit hükümeti döneminde hiç söylememişti.
İmâ bile etmemişti!..
Erbakakan için ise…
Diyordu ki…
İşte yukarıda neler dediyse onlar.
Peki ya Erbakan Hoca?
O “Fethullah Gülen ile görüşüyor musunuz?” sorusuna nasıl karşılık vermişti?..
Şöyle:
“Bir O’nunla günde 5 kez görüşüyoruz!..”
Kendisine böylesine ağır ifadelerle yüklenen bir şahsa “Hoşgörü” yüklü bir ifadeyle selam gönderiyordu Rahmetli Necmettin Erbakan Hoca.
Tefekkür, tefekkür!..
Fethullah Gülen’in Erbakan’a yüklenişi “Bir Kısım Medya” için büyük fırsattı elbette…
Kullanmakta gecikmediler:
Hürriyet’in manşeti:

“BECEREMEDİNİZ ARTIK BIRAKIN!”


“Fethullahçıların lideri Fethullah Gülen, Kanal D’de yaptığı ilginç açıklamalarda, geçmişten örnekler vererek, Refahyol’a emaneti iade edip çekilme çağrısında bulundu!.”
Evet, önce Erbakan Hoca ile kalbi arasında “yol” olmadığını, O’ndan pek hazzetmediğini söylüyor ve ardından “Beceremediniz artık bırakın!” diyordu Sayın Gülen.
Yıllar sonra “haşin” görüntüleriyle gündeme gelecek olan Fethullah Gülen’in “Beddua”dan sonraki en sert mesajı bu:
“Beceremediniz artık bırakın!.”
Peki niye böyle yapmıştı?
En şedit İslam düşmanlarına karşı göstermediği “tavrı”, en sert haliyle niçin Erbakan Hoca’ya reva görmüştü?..
Bu soruya yıllar sonra Cemaat kanalı Küre TV özetle, “İşlerin daha da kötüye gitmemesi için!” karşılığını verdi.
İşlerin daha da kötüye gitmemesi için bir “fedakârlık” yapmıştı Sayın Gülen!!!!!!









.

Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner118

banner113

Kılıçdaroğlu CHP'nin seçim bildirgesini...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ATO Kongre Merkezi'nde partisinin Seçim Bildirgesi ve Aday Tanıtım...

Haberi Oku