Kültür-Sanat:
Yeni Müze Diktatörlük Dönemine Götürüyor
Adamın ağzı korkuyla açık. Yoksa korku değil acı mı bu? Bir elektrikli sandalyeye kayışlarla bağlı. "Kim bilir nasıl korkunç bir acıydı" diyor Navarro, arkasında sandalyenin tıpatıp bir kopyası duruyor. Kayışları olan basit tahta bir sandalye bu. Kolçağın üzerinde küçük bir ampul var, ucundan sokete doğru bir kablo uzanıyor. Yeni açılan Dominik Direnişini Anma Müzesi'nin hedefi bilinçlerde şok yaratmak. Müze, Rafael Trujillo'nun 1930 ile 1961 arasında hüküm süren ve Latin Amerika'daki en kanlı dönemlerden biri sayılan 30 yıllık diktatörlüğünün merkezinde olduğu baskıcı yönetim yıllarını olanca şiddetiyle gözler önüne seriyor. Müze söz konusu dönemin acısını insanların yüzüne adeta çarpıyor. Canlandırma bir hologram Mirabal kız kardeşlerin hayatını anlatıyor. Üç muhalif kardeşin 1960'ta Trujillo güçleri tarafından öldürülmesi diktatöre karşı uluslararası tepkiyi doruğa çıkarmış ve sonraki yıllarda Julia Alvarez'in "Kelebekler Zamanında" adlı çok satan romanına kaynaklık etmişti. Müzenin küratörleri, Dominik Cumhuriyeti'nde "Trujilatto" diye anılan dönemdeki işkence seanslarının sesli kayıtlarını da eklemeyi planlıyor. Müzenin hesaplarına göre 1916'dan 1978'e kadar süren uzun bir baskı ve siyasi kargaşa döneminde 50 binden fazla insan öldü. Bunlar arasında Dominik güçlerinin 1937'de Trujillo'nın emriyle sınır bölgesinde en az 17 bin Haitili de vardı. Müzenin müdürü ve kurucularından olan, babası 1967'de bir ayaklanma hazırlığındayken öldürülen 44 yaşındaki Luisa de Peña Díaz, "Bellekleri tazeliyoruz" diye konuşuyor. Müzenin yapım masraflarının önemli bir bölümünü, 2 milyon dolarlık katkıyla mevcut hükümet sağladı. 31 Mayıs'taki açılışından bu yana müzeyi binlerce kişi ziyaret etti, fakat çok geçmeden karşısında bir rakip bulabilir. Tarihçiler Trujillo'yu kanlı tiranlar listesine dâhil etmek konusunda hemfikirse de, ailesi Museo Generalisimo Trujillo (General Trujillo Müzesi) adlı bir Web sitesi kurdu ve onu onurlandırmak ve tarihsel anlatıların itiraz ettikleri bölümlerini eleştirmek amacıyla bir müze kurmayı planladıklarını açıkladı. Karşı-müzenin fikir babası diktatörün torunu L. Ramfis Domínguez-Trujillo. Dedesinin "ifade özgürlüğüne hoşgörü göstermeyen askeri bir diktatör olduğunu" kabul ediyor, fakat ona atfedilen ölümlerin sayısının abartıldığına inanıyor. "Bazı noktalarda aşırıya kaçtı mı? Kesinlikle evet. O bir insandı. Peki, bir canavar mıydı? Kesinlikle hayır" diyor 41 yaşındaki Domínguez-Trujillo şu an yaşadığı Miami'den telefonla verdiği röportajda. Trujillo'nun heykelleri iktidarı sırasında ülkenin dört bir tarafını sarmıştı. Bir casus ağı muhalifleri izliyor ve bertaraf ediyordu. Trujillo'nun hoşlandığı genç kadınlar, isteklerine boyun eğmedikleri takdirde ölüm tehlikesiyle yüz yüze kalıyordu. ABD Senatosu'nun 1975 tarihli bir raporuna göre Trujillo, 1961'de ordu mensupları ve sivillerin düzenlediği, CIA'nın da yardımcı olduğu bir suikastla öldürüldü. Fakat suikastı 1978'e kadar süren sarsıntılı yıllar takip etti. 1978'de hükümet siyasi mahkûmların serbest bırakılmasını sağlayan bir kararname çıkardı. 17 yaşındaki Mabel Rodríguez müzeyi gezdikten sonra, "Bizim kuşağımız neler olduğunu bilmiyor. İnsanları işkenceden geçirmeleri üzücü ve rahatsız edici. Ama olanlar tarihimizin bir parçası. İşkence gören bu insanlar ülkemizi koruyordu" diyor.
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner118

banner113

3D Olarak Beyaz Perdeye Geliyor
Ünlü çizgi roman karakteri 'Kötü Kedi Şerafettin' animasyon film olarak beyaz perdeye geliyor

Haberi Oku