Siyaset:
CHP Kemal Kılıçdaroğlu 04 02 2014 grup toplantısı konuşması tam metni
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

Parlamentoda arkadaşlarımız hırsız var diyorlar, Ak Partili vekiller dava açacağız diyorlar. Keşke açsalar. Hırsızın kimliğini mahkemede tespit etmiş oluruz. Kimse bunların eline su dökemez ahlaksızlık konusunda. Deniz Feneri. Ne diyordu Alman yargıç? Yüzyılın soygunu. Asıl failler nerde? Türkiye'de diyordu. Savcı harekete geçti, iki savcı daha verdiler. Tam olay aydınlığa kavuşacak, üç savcıyı birden görevden aldılar. Almanya ile bizim farkımızı görün. Ben Merkel'in yerinde olsaydım Recep Tayyip Erdoğan'a şu soruyu sorarım: "Siz failleri bıraktınız, savcıların peşine düştünüz. Bunun gerekçesi neydi"

Sorar mı? Sormasını isterim. Hırsızlığı soruşturan savcıların soruşturulduğu düzene harami düzeni denir.
Utanma duygusunun kaynağını iman oluşturur. Bir insanda ahlak varsa, inanç varsa utanma duygusu vardır. Bunların tümünü kaybedene ar damarı çatlamış der bizim vatandaşımız. Size şimdi Hazreti Muhammed'in bir cümlesini okuyacağım, hadisini okuyacağım.

Diyor ki peygamberimiz "Utanmadıktan sonra istediğini yap. Çünkü en büyük kayıp utanma duygusunun kaybıdır. Onu kaybettikten sonra geriye koruyabileceğin bir değerin kalmamış demektir. Artık neyi istersen onu rahatça yapabilirsin"

Şunun için söylüyorum, iki bakan birden bire piyasaya çıktılar. Yurt gezilerine çıktılar. Birisi gitmiş Mardin'e. Diyor ki "verilmeyecek hesabım yok" Bunu söyleyeceğine Adalet Bakanı'na de ki, fezlekeleri getirin Meclis'e, ben aklanmak istiyorum, ben yüce Divan'a gitmek istiyorum de. Bir grup vatandaş da "Dik dur eğilme, Mardin'li seninle" diyor.

Mardin'in ilk çimento fabrikası yapıldığında ben Mardin'deydim. Bütün inançların barış içinde yaşadığı kent Mardin'dir. Mardin ahlaksızlığa prim vermez. Mardin'li de ahlaksızlığa prim vermez. Senin önünde de diklenen adam, haramilerin önünde iki büklüm oluyor. Başçalanın önünde iki kat iki büklüm oluyor.


Tabi bir bakan var, eski bakan. Önüne istifa dilekçesi konduğunda Erdoğan Bayraktar dedi ki, ben istifa etmem, bütün talimatı başçalan verdi, ben de altına bastım imzayı. İstifa edecekse onun istifa etmesi lazım. Ayrıca önüme bir metin koymuşlar, Erdoğan'ı koruyan deklarasyona imza atacağım.

Ciddi bir U dönüşü. Herhalde belinde bir hasar olmamıştır. Bana sorduklarında dedim ki, Karadenizliler yiğit adamlardır. Bir şey söyledi mi arkasında dururlar. Bu Karadeniz'in yüz karasıdır. Karadenizlileri tenzih ediyorum. Çark etmiş şimdi. Benim en büyük efendim Recep Tayyip Erdoğan diyor. Kesin şu olmuştur. Başçalan çağırmıştır, daha düne kadar malı beraber götürüyorduk, bak savcıyı aldık, emniyet müdürünü aldım. Benim istediğim savcılar oraya gittiler. Bak kafamı kızdırma, seni hapse de attırabilirim, beraat de ettirebilirim. Ne yapmam lazım? U dönüşü yapman lazım. Belimde hafif bir ağrım var, seni doktora gönderirim diyor.

O nedenle kişiliği olmayan, oturmayan insanların böyle bir yapışı vardır. Bunu 10 dakikadan uzun sürdü ama, gerçekten samimi söylüyorum çok üzüldüm. Ne değişti arkadaş senin hayatında? Neler vaat edildi sana? Üstelik başçalan, kendi milletvekillerini ne diye tanımlıyor? Tuzluk diye tanımlıyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sandık görevlilerine...
Cumhurbaşkanlığı seçimine az bir süre kala sandık görevlileri ve onlara ödenecek ücretler belli oldu....

Haberi Oku