Güncel:
Erdoğan üç yıl önce de “Vahşete seyirci kalamayız” demişti
O zamanki hedef sınır komşumuz bir ülke değil, 7500 kilometre ötedeki Çin ve Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’ydi.

2009’un 5 Temmuz gününde özerk bölgenin başkenti Urumçi’deki ayrılıkçı ayaklanma bastırıldıktan sonra medyamızın tamamına yakınında Çin aleyhtarı kampanya başlatılmıştı anımsanacağı üzere. Örneğin ilgisiz zaman ve ilgisiz kentlerdeki trafik kazalarında ölen Han Çinlilerinin fotoğrafları, “Çinlilerin katlettiği Uygurların görüntüleri” diye sürmanşetlere çekilmiş ve Başbakan Erdoğan olayların sorumlusu olarak gördüğü Çin Hükümeti’ni ağır dille suçlayarak, “Vahşet… Adeta soykırım…” demişti.

İki gün sonra, bir yurtdışı gezisinden dönüşte havaalanındaki basın toplantısında da dışişleri yetkililerinin “durumu toparlama ve yumuşatma” çabaları karşısında “Kullandığım ifadeyi bilerek kullanıyorum, inanarak kullanıyorum. Dışişleri'ndeki arkadaşlar benim ifademin dışında bir ifadeyi kullanamaz. Ve kullanmamışlardır da. Burada bir yanlışlık olabilir. Şu anda Çin'deki bu olay adeta bir soykırımdır” diyerek sözlerini teyit etmişti.

Başbakan Erdoğan, Çin Hükümeti’nce “olayların kışkırtıcısı” ilan edilen, uzun süredir CIA kontrolünde ABD’de yaşayan “Uygurların Anası”, Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Rabia Kader”e, 2006 ve 2007’de Türkiye’nin vize vermemesiyle ilgili olarak da “Başvurursa Rabia Kader'e vize veririz. Bu tür şeylerde davet olmaz, müracaat olur. Benim şahsıma böyle bir bilgi gelmiş değil. Daha önce dışişlerine böyle bir müracaatın olduğunu bir gazete haberinde öğrendim. Müracaatı olması halinde biz kendisine vize veririz. Rabia Kader’e vize vermeye hazırız” açıklamasında bulunmuştu.

Burada Türkiye’nin dış politikası ve Başbakan Erdoğan’ın “Vahşete seyirci kalamayız” türünden açıklamalarının nasıl sonuçlandığı vb. konusunda uzun uzun tahliller, yorumlar yapmaya çalışacak değilim.

Ancak birkaç küçük not düşmekte yarar var, herkes kendince yorumda bulunsun:

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Urumçi olaylarından iki ay sonra Sincan bölgesine resmi ziyarette bulunmuştu. Urumçi havaalanında, Çağlayan hariç, Türk heyetinde bulunan herkes X-Ray cihazından geçirilmiş, sıkı pasaport kontrolü ve üst araması yapılmıştı. Çin, Türkiye’ye küçük bir mesaj iletmiş oluyordu ve bu mesaj belli ki işe yaradı!

Dünya Uygur Kongresi, Erdoğan’ın “Adeta soykırım…” açıklamasının Davos’taki “One minute!”den “40 kat daha etkili bir söz” olduğunu vurgulamış, Rabia Kader’in Türkiye’ye şükranlarını sunduğunu, ağlayarak teşekkür ettiğini belirtmişti. Kongre’nin başkan yardımcısı Seyfi Tümtürk de vize sorununun ortadan kalkacağını Rabia Kader’in “en geç 2010 Mart ayında Türkiye’ye geleceğini” duyurmuştu.

Bu arada Çin ve Türkiye arasında milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalandı… Üst düzey kalabalık heyetler geldi gitti… 2012’de “Türkiye’de Çin Yılı”, 2013 de “Çin’de Türkiye Yılı” ilan edildi…

Üç yıl önce irili ufaklı basın organlarımız tarafından “Çin zulmüne direnen kahraman kadın” olarak lanse edilen Rabia Kader, çoktan unutuldu… Avustralya ve Japonya’ya yaptığı gezilerin Çin’in sert tepkisiyle karşılaştığı, kısa haberler olarak yer buluyor belki dış haber sayfalarında ama vize meselesinin ne olduğu, Türkiye’ye ne zaman geleceği gibi konuları pek hatırlayan ve hatırlatan yok ne garipliktir ki. Ve 2012-2012 kutlamalarından “büyük üzüntü duyduğunu” şeklindeki açıklamaları da Türkçe yayın yapan Uygur siteleri dışında hiçbir yerde yankı bulmuyor.

Yorum yapmayacağım dedim ama şu kadarını söyleyeyim: Dış politikamız da medyamız da bir tuhaf ve “vefasız” gerçekten!

Tunca Arslan


haberevet.com
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner118

banner113

CHP'de gündem revizyon
CHP'de imza yeter sayısına ulaşılamadığı gerekçesiyle olağanüstü kurultayın toplanmayacağının...

Haberi Oku