Güncel:
Cumhurbaşkanlığı DDK'nın grizu raporu
Devlet Denetleme Kurulu, maden kazalarında kamu denetim sisteminin; görev-yetki tanımlamaları ve görevli birimlerin uygulamaları nedeniyle etkinlikten uzak ve ciddi bir zafiyet alanı bulunduğunu bildirdi. DDK “Sorunların temellerine inildiğinde toplumda ve daha dar manada çalışanlar arasında iş sağlığı ve güvenliği talebinin yeterli seviyede olmadığı, iş talebinin sağlık ve güvenlik talebinden çok önde geldiği anlaşılmaktadır” görüşünü savundu.

Cumhurbaşkanlığı DDK Türkiye’de madencilik sektörünün iş güvenliği ve iş sağlığı açısından araştırmasına yönelik raporunu tamamladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatı üzerine hazırlanan raporda, kazalar irdelendiğinde etkin bir denetim sisteminin olmaması ve denetim yetersizliğinden beslenen/kaynaklanan sorunlar ve nedenlerin öne çıktığı belirtildi. Maden işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu, proje uygulamaları ve iş güvenliği yönünden Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından denetlendiğini kaydeden DDK raporunda şöyle dedi:

“Çalışmanın ortaya çıkardığı önemli sonuçlardan birisi de kamu denetim sisteminin; gerek görev ve yetki tanımlamaları gibi alanlardaki tasarım sorunları gerekse görevli birimlerin uygulamalarında izlenen yöntem ve süreçlerdeki yaşanan sorunlar nedeniyle etkinlikten uzak ve ciddi bir zafiyet alanı oluşturduğuna ilişkindir. Kazalar irdelendiğinde etkin bir denetim sisteminin olmaması ve denetim yetersizliğinden beslenen/kaynaklanan sorunlar/nedenler öne çıkmaktadır. Maden işletmeleri iş sağlığı ve güvenliği yönünden Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu, proje uygulamaları ve iş güvenliği yönünden Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından denetlenmektedir. Denetim birimleri arasında işbirliği/koordinasyonun bulunmadığı, ilgili kurumların bünyesindeki denetim birimlerinin, aynı alan ve mevzuda bazen birbirinden farklı idari işlem ve tasarruflarda bulunduğu, bazı maden ocakları uzun süre denetlenmemişken bazı ocakların birkaç gün arayla farklı iki kurumca denetlenebildiği, işletmelerle ilgili güncel veri tabanları bulunmadığından kapalı ocakların denetim programlarına alınabildiği, iş sağlığı ve güvenliği sahasında çok başlılık olarak nitelendirilebilecek bu durumun uygulamada mükerrer veya çelişkili raporların ortaya çıkmasına veya kararların alınmasına yol açabildiği görülmüştür.”

-SORUNLAR GİDERİLMELİ-

DDK, maden işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden istenilen sonuçların alınması için denetim periyot ve süreleri, denetimin içeriği, denetim sürecinin etkisizliği, kontrol denetimlerinin yeterince yapılmaması ve müeyyidelerin yetersizliği ile bağlantılı temel sorunların giderilmesi istendi. Görev çakışmalarının kaldırılması gerektiği belirtilirken, “Denetim ve denetim sonuçlarına bağlı karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve etkinliğinin artırılması gerekmektedir” denildi.

Madencilik sektöründe, iş kazalarının bir kısmının “kaçınılmaz” olarak kabul edildiği belirtilirken, Raporda “Ancak, bütün tedbirler alınsa dahi meydana gelebilen, işin mahiyetinden kaynaklanan kaçınılmaz kazalar dışında; havalandırma ve tahkimat noksanlıktan gibi çeşidi konulardaki işletme uygulamalarından kaynaklanan kazalar çoğunluktadır” denildi. İncelenen kazaların nedenlerine ilişkin benzerlikler raporda şöyle listelendi: Risk değerlendirmesi yapılmaması, Taşeronluk/alt işverenlik uygulanması, Üretim zorlaması, Geçmiş kazalardan ders alınmaması, Grizu riskine karşı önlemlerin yetersiz olması, Kontrol ve degaj sondajlarının yeterince yapılmaması, Delme-patlatma işlemindeki düzensizlikler, Çalışanlarda CO maskesi bulunmaması, Gaz izleme ve ikaz sistemlerinin yetersizliği, Havalandırma yetersizliği, Grizu emniyetli elektrikli cihaz ve ekipmanlar ile ilgili sorunlar, Nefeslik-kaçamak yolu ile ilgili yetersizlikler, Tahkimat ile ilgili eksiklikler, Tahlisiye hizmetleri ile ilgili sorunlar, Maden işletmelerinde gözetim (iç denetim) hizmetlerinin yetersizliği, Teknik nezaretçilik vb. işletme içi denetim uygulamaları ile ilgili sorunlar, -Kamu birimleri denetimlerinin etkinsizliği, Mesleki eğitim ve iş güvenliği kültürü noksanlıkları.

-BEÞ YILDA 30 BİN 184 KAZA-

Son beş yılda kömür madenlerinde 30 bin 184 iş kazası meydana geldiği belirtilen raporda “Maden işletmelerinde karşılaşılabilecek muhtemel bütün riskleri değerlendirerek sistematik tedbirler alınmasını sağlamaya yönelik iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi kurulmasında ve dolayısıyla risklerin önceden değerlendirilerek önlenmesinde ciddi eksiklikler vardır.

-Bu eksiklikler; işverenlerin kaza maliyetlerini azaltıcı önlemlere yeterince önem vermemeleri donanımlı ve tecrübeli iş güvenliği uzmanı sayısının yetersizliği, risk değerlendirmesinin işyerlerine özel hazırlanmaması, seçilen risk değerlendirme yönteminin işyerinin koşullarına uygun olmaması gibi hususları içermektedir” denildi.

-KENDİ HALİNE BIRAKILMIÞ-

İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili kültürün; bilinçli çaba ve yöntemlerle oluşturulması yerine kendi halinde bir gelişime bırakılmış olduğunu belirten DDK “İş sağlığı ve güvenliği sorunlarını yönetmek için öncelikle işletmedeki üst yönetimden alt kademedeki işçiye kadar herkesin kendisinin ve mesai arkadaşlarının iş sağlığı ve güvenliğinden sorumlu olduğu bilincinin yerleşmesi gerekmektedir” dedi.

-ÇALIÞANLAR İÞ GÜVENLİÐİ İSTEMİYOR-

Raporda, “Sorunların temellerine inildiğinde toplumda ve daha dar manada çalışanlar arasında iş sağlığı ve güvenliği talebinin yeterli seviyede olmadığı, iş talebinin sağlık ve güvenlik talebinden çok önde geldiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, bilinçlendirme çalışmaları ile iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin talep eksikliğinin giderilmesi gerekmektedir” saptaması da yer aldı.

İşlevsel iş sağlığı ve güvenliği kültürünün varlığının ilgililerce benimsenip özümsenmesi gerektiğini kaydeden DDK “Etkin bir ‘iş sağlığı ve güvenliği risk yönetim kültürü’ için, işletmedeki herkesin bunu benimsemesi/içselleştirmesi, tehlikeli durumlarda yapılması gerekenlerin refleks haline dönüştürülmesi, tehlikelerin ve risklerin tanınması ve kontrol edilmesi önemlidir. Kültürel değişim uzun, sabırlı ve sistemli çabaların sonucu olduğundan, bilinçli ve öğretilmiş bir davranışa dönüşen bir iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşması, İstenilen kültürel anlayış ve davranış alışkanlıklarının benimsenmesi ve yerleşmesi için mesleki eğitim başta olmak üzere, her türlü bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalan, sektörün bütün paydaşlarının (kamu hizmet birimleri, üniversiteler, meslek odalan, sendikalar gibi sivil toplum kuruluşları) ortak gayreti ile yürütülmelidir” dedi. Rapora şöyle devam edildi:

“-İş sağlığı ve güvenliği alanında iyi sonuçlar elde etmek için sadece eğitim yeterli olmayıp, maden ocaklarında belirli standartlara sahip teçhizat kullanılması, kurulum ve kullanım sürecinde bu teçhizatın kalibrasyonlarının mevzuata uygun biçimde yapılması iş sağlığı ve güvenliği yönünden büyük önem taşımaktadır. Kalibrasyon gerekliliği mevzuatımızda da zorunlu kılınmış ve denetim sonuçlarına bağlı karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve etkinliğinin artırılması gerekmektedir.

-Kazalara nedenleri arasında eğitim eksikliği önemli etkenlerden birisi olarak ortaya çıkmaktadır. Yürütülen çalışmada; madencilik sektöründe istihdam edilen işçilere yeterli mesleki eğitimin verilmediği; bu doğrultuda gerekli altyapının oluşturulmadığı, iş sağlığı ve güvenliği bakımından en riskli sektörler arasında yer alan maden ocaklarında eğitim seviyesi nispeten düşük işçilerin çalıştırıldığı ve işbaşı eğitimi ve hizmet içi eğitim şartının mevzuatta öngörüldüğü ölçüde yerine getirilmediği; işverenlerce eğitimin zaman kaybı ve gereksiz yere katlanılan bir maliyet olarak algılandığı görülmüştür.

-Eğitim verilmeyen işçilerin yeraltı maden ocaklarında işe başlatılmaması gerektiği değerlendirilmektedir.”

-KAZALARDA PİYASANIN ROLÜ-

Devlet Denetleme Kurulu, kazalarla piyasa yapısı arasında da yakın bir irtibatın olduğunun gözlemlendiğini belirtirken, “Ülkemizdeki maden işletmelerinin büyük çoğunluğunun küçük ve orta ölçekli işletme vasfında ve ekonomik imkânlarının sınırlı olmasından ötürü iş sağlığı ve güvenliği İle ilgili yatırımları yapmalarında ve bu alanı yönetmelerinde önemli sıkıntıları bulunmaktadır” dedi. KOBİ’lerin uzun dönemde geliştirilmesi gerektiğini savunan DDK “Özellikle işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında görev ve yetkiler net olarak belirlenememiş ve hangi konulardan hangi birimin sorumlu olduğunun kapsamlı/tanımlayıcı/işlevsel bir biçimde ortaya konulamamıştır” dedi.

ANKA
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner118

banner113

TUS birinci dönem ek yerleştirme sonuçları...
ÖSYM tarafından, 2018 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı birinci dönem ek yerleştirme sonuçları açıklandı.

Haberi Oku