Güncel:
Cem Garipoğlu intihar etti
 Silivri cezaevinde kalan Cem Garipoğlu'nun intihar ettiği haberi gündeme bomba gibi düştü. Cem Garipoğlu intihar etti mi? Cem Garipoğlu'nun intihar ettiği haberi doğru mu? Münevver Karabulut'u hunharca öldüren eli tesreli katil Cem Garipoğlu'nun intihar haberi hakkında resmi bir açıklama bekleniyor. Cem Garipoğlu'nun kendini asarak intihar ettiği iddia edildi.17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut'u başını keserek öldüren ve 24 yıl hapis cezası alan, Silivri’de 5 No'lu L tipi kapalı cezaevinde yatan Cem Garipoğlu kendini asarak intihar etti. İntihar eden Cem Garipoğlu ile bir süre önce bir röportaj yapılmıştı. Cinayetle ilgili hiçbir soruya yanıt vermeyen Garipoğlu, kamuoyu baskısı nedeniyle en üst sınırdan hapse mahkûm olduğunu söylemiş, adil yargılama yapılmadığını öne sürmüştü. Garipoğlu, spor yaparak kendine baktığını da belirtmişti.

VAHŞİCE ÖLDÜRMÜŞTÜ
Lise öğrencisi Münevver Karabulut 3 Mart 2009'da erkek arkadaşı Cem Gariboğlu tarafından vahşice öldürülmüştü. Genç kızın başını testereyle kesip cesedini İstanbul Etiler'deki bir çöp konteynerine bıraktığı ortaya çıkan Cem Garipoğlu 197 gün sonra teslim olmuştu. Garipoğlu 18 Kasım 2011'de 24 yıl hapse çarptırılmıştı. Cinayet uzun süre Türkiye gündeminde kalmıştı.

REKOR TAZMİNATA ONAY
İstanbul Bahçeşehir'de 3 Mart 2009 tarihinde, sevgilisi Cem Garipoğlu'nun villasında öldürüp başını testereyle kestikten sonra Etiler'de bir çöp konteynerine attığı Münevver Karabulut'la ilgili rekor tazminat davası, onamayla bitmişti.

Karabulut Ailesi'nin 2 milyon TL tazminat talep ettiği dava, 8 Ekim 2013 günü karara bağlanmış, Küçükçekmece 5'inci Aile Mahkemesi, Cem Garipoğlu ile babası Mehmet Nida ve annesi Tülay Makbule Garipoğlu'nu, Karabulut Ailesi'ne 37 bin 500 lira maddi, 1 milyon 250 bin lira da manevi tazminat ödemesine mahkum etmişti. Garipoğlu Ailesi'nin kararı temyize götürmesi üzerine dosyaya bakan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 14 Mayıs 2014'te mahkemenin tazminat kararını onamıştı.

'34 YAŞINDA CEZAEVİNDEN ÇIKACAĞIM' DEMİŞTİ
Habertürk'ün bir süre önce cezaevinde görüştüğü 22 yaşındaki Cem Garipoğlu, 34 yaşında cezaevinde çıkacağını ve yeni bir hayata hazırlık yaptığını söylemişti.

24 yıla mahkûm olan Garipoğlu, "2025'te buradan tahliye olduktan sonra Çin'e gidip uluslararası hukuk okumak istiyorum. Daha önce 1-1.5 yıl Çin'de yaşamıştım.

Çince konuşmayı ve yazmayı biliyorum. Sevdiğim bir ülke. En çok gelecek vaat eden ülke olarak görüyorum. Bu nedenle Çin'e yerleşip eğitimimi tamamlamak istiyorum. 34'üncü yaşıma hazırlanıyorum" diye konuşmuştu.

Cinayetle ilgili hiçbir soruya yanıt vermeyen Garipoğlu, kamuoyu baskısı nedeniyle en üst sınırdan hapse mahkûm olduğunu söylemiş, adil yargılama yapılmadığını öne sürmüştü. Garipoğlu, spor yaparak kendine baktığını da belirtmişti.


CEM GARİPOĞLU CİNAYETİ ŞU SÖZLERLE ANLATMIŞTI:

Garipoğlu olay gününü şöyle anlattı: "Ben olaydan 1 yıl önce Bebek'te tesadüfen Münevver Karabulut ile tanıştım. 5 ay sonra da sevgili olduk. Hatta Münevver ile sevgiliyken Enver ile tanıştık. Münevver 7-8 kez evimize geldi. Münevver'i annem ile de tanıştırdım. Olaydan birkaç gün önce bize gelmişti, tartıştık. Bana hakaret etmeye başladı. Erkekliğime hakaret etti. 'Sen nasıl erkeksin' dedi. Olay tarihinde Münevver'in okuluna gittim. Birlikte karar alıp bize geldik. Bizde kimse yoktu. Arka bahçeden içeriye girdik. İki sevgili gibi öpüştük sarıldık. O sırada Münevver lavaboya gitti. Masanın üzerinde bulunan telefonunu karıştırdım, mesajlara baktım. Sevgilim, canım yazılı mesajları gördüm. Mesajların ne olduğunu sordum. Münevver de "Ben seni seviyorum. Bu mesajın önemi yok" dedi. Münevver'in bu umursamaz tavrı beni çok kızdırdı. Israrlarla mesajların kimden geldiğini sordum. 'Sen benim babam mısın soruyor sun' dedi. Tartışma çıktı. Münevver'i çok sevdiğim için deliye döndüm. Cinnet mi geçirdim hatırlamıyorum, kendime geldiğimde Münevver'i ölü buldum. Masanın üzerindeki bıçakla vücuduna vurduğumu tahmin ediyorum. Münevver'i cansız görünce kendimi de öldürmek istedim. Ancak yapamadım"

"ÇÖP KONTEYNERİNA ATTIM"

"Telaşla cesetten kurtulmaya çalıştım. Evdeki bir bavulu aldım. Münevver'i cesedini bavula sığdırmaya çalıştım. Sığmayınca evden koşarak nalbura gittim. Testere aldım. Tekrar eve gelip önce başını kestim, sonra gitar kutusuna koydum. Cesedi de bavula yerleştirdim. Daha sonra korsan taksiyle evden ayrıldım. Evden ayrılmadan da önce kirli çamaşır sepetinde bulunan çamaşırlarla yerdeki kanları temizledim. Arabaya bindim ve Etiler'e geldim. Bagajdan bavul ve gitar kutusunu indirdim ve çöp konteynerine attım. Bilinçsizce ne yaptığımı bilmeden alışveriş merkezine geldiğimi anladım. Sonra Bahçeşehir'deki evimize gittim. Evde annem, kız kardeşim ve kız kardeşimin öğretmeni vardı. Annem çamaşır sepetindeki kanları görmüş olacak ki 'ne oldu' diye sordu. Ben de cevap vermeyerek soruyu geçiştirdim. Daha sonra eve babam geldi. Annem babama bir şeyler anlatmış olacak ki ne olduğuna dair sorular sordu. Dışarı çıkmak istediğimi söyledim. Babamla Beylikdüzü'ndeki şirket lojmanlarına geldik"

"SUÇU TEK BAŞIMA İŞLEDİM. PİŞMANIM"

"Yanımızda kimse yoktu. Babam bana ne olduğunu sordu, beni sıkıştırdı. Ben de , kız arkadaşım Münevver'in eve geldiği, içtiğimizi ve onu kazayla ittiğim sırada kafasının masaya çaptığını söyledim. Evdeki kanın bu şekilde oluştuğunu söyledim. Babam da bana 'Münevver'i ara durumunu sor' dedi. Babamdan gerçeği gizledim. Şirket çalışanları Mehmet Karakayalı ve Habip Kurt'un bulunduğu lojmana geldik. Babam beni burada bıraktı ve gitti. Mehmet Karakayalı, bana soru sormaya başladı. Ben de babamla tartıştığımı söyledim. Bir süre sonra lojmana çıktım. Babam sonra geri geldi. Bahçeşehir'de bulunan bir kafeye gitmek istediğimi söyledim. Babam beni kafede bıraktı. Bir süre kafede tek başıma oturdum. Sonra hatırlamadığım bir şahıs geldi yanıma, uzun boyluydu. Beni tanıdığını düşündüm ve arabaya bindim. Bu kişille birlikte bilmediğim bir yere gittik. 6 saat yolculuk yaptık. 7 ay boyunca tek başıma bir evde kaldım, tanımadığım bir kişi 10 günde bir gelip yiyecek bırakıyordu. Saklandığım sırada ailemden kimseyle görüşmedim. 7 ay sonunda bir kişi eve geldi ve beni teslim edeceğini söyledi. Olup bitenleri televizyondan izliyordum. Ben bu kişiye, teslim olacağımı söyledim. Bu kişiyle birlikte yolculuk yaptık. Daha sonra yol kenarında beni bıraktı ve birazdan gelecek araca bin dedi. O araca bindim. Araçta avukat Aytekin Kaya vardı. Avukat bana büfeden yiyecek aldı. Daha sonra gelip polisler beni aldı. Pişmanım, böyle bir suş işlemek istemezdim. Keşke onun yerine ben ölseydim. Keşke onu geri getirmek mümkün olsaydı. Ailesi için zor bir durum. Benim yüzünden kızları öldü. Kendi ailem için de üzgünüm. Oğulları katil oldu. Suçu tek başıma işledim. Pişmanım"


Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner118

banner113

CHP'de gündem revizyon
CHP'de imza yeter sayısına ulaşılamadığı gerekçesiyle olağanüstü kurultayın toplanmayacağının...

Haberi Oku