Dünya:
ABD, Talibanı Artık Gözünden Tanıyor
Ancak bu operasyonu kolaylaştıran bir faktör vardı. Toplu firar öncesi ABD tarafından sağlanan bir teknolojiden yararlanan Afgan yetkililer, dev Sarposa Hapishanesi'ndeki tutukluların her birinin retina taramalarını, parmak izlerini ve yüz fotoğraflarını kaydetmişti. Firardan birkaç gün sonra, kaçaklardan 35'i yakalandı. Kimlikleri biyometrik dosyalar taraf ından onaylandıktan sonra hapishaneye geri götürüldüler. Amerikan ordusu ve yerel yetkililer, yerel halktan çok az ihbar alıyor. Ancak son zamanlarda başta genç ve erişkin erkekler olmak üzere kapsamlı bir biyometrik kimlik bilgi kaydetme projesi başlatıldı. Benzer bir proje Irak'ta da yapılıyor. 1,5 milyondan fazla Afgan'ın bilgileri Amerikalılar, NATO ve yerel güçler tarafından kullanılan veri tabanlarına işlendi. Bu, her yirmi Afgan'dan birine denk gelse de, 15 ila 64 yaş arasında olan savaşabilecek yaştaki her altı erkekten birini kapsıyor. Irak'ta yaklaşık 2,2 milyon Iraklıya ait bilgiler toplandı. Burada da veritabanı her 14 vatandaştan birini ve savaşabilecek yaştaki her dört erkekten birini içeriyor. Askerler ve polis memurları bu bilgileri edinmek için dijital retina taraması yapıyor, fotoğraf çekiyor ve parmak izi alıyor. Irak ve Afganistan'da, tüm tutuklu ve mahkûmların bu işlemden geçmesi gerekiyor. Aynı şey hükümetteki pozisyonlara başvuran insanlar için de geçerli. Afganistan ya da Irak'taki bir vatandaşın biyometrik sistemle karşılaşmaması için bütün gün evden çıkmaması ya da devletten hizmet almaması gerekiyor. Bu sistemin geleneksel parmak izinden farkı, yetkililerin birkaç saniye içinde milyonlarca kişinin dijital kaydını tarayabiliyor olması. Ülkenin ücra noktalarında bile bu sistemden yararlanılabiliyor. Afganistan ve Irak'tan birtakım şikâyetler yükseliyor ama bunlar Amerikalıların bildiği türden temel hak ve özgürlüklerle ilgili olmuyor. Özellikle Afganistan nüfus kâğıdı, ehliyet ya da sosyal güvenlik numaralarına aşina olmayan bir ülke. Bazı Afganlara göre gelecekte bu biyometrik veri tabanları, bir etnik köken, aşiret ya da siyasi intikam silahı olarak kullanılabilir. Bilgisayar üzerinden hızlı şekilde gerçekleştirilen retina taraması, bilimkurgu filmlerinin tekelinde bulunan "nüfus üzerinde kontrol sağlama" aracı olarak görülmekteydi. Þimdiye kadar biyometrik kimlik belirleme teknolojisi sadece elit komando birlikleri ve istihbarat örgütleri tarafından kullanılıyordu. Ancak son zamanlarda yeni nesil seyyar cihazlar ordu içerisinde yayıldı. Astsubay Başçavuş Robert Haemmerle, "Sahte kimlik belgesi ibraz edebi l i rsiniz, sakal ınızı kesebilirsiniz ancak biyometrik yapınızı değiştiremezsiniz" diyor. 18 Temmuz'da Afganistan'da yürütülen savaşın komutasını devreden General David H. Petraeus, teknolojiye methiyeler düzüyor çünkü onun sayesinde Taliban üyeleri ile sivilleri ayırabildiklerini belirtiyor. Ayrıca bu sayede Irak ve Afganistan'daki Amerikan güçleri için en fazla can kaybına yol açan mayınları yerleştiren küçük grupları dağıtabildiklerini de söylüyor. Bir mayın patladıktan sonra parmak izleri ve diğer adli kanıtlar biyometrik dosyalardaki bilgiler ile karşılaştırılabiliyor. Afganistan'daki komutanlık görevini tamamlayarak ABD istihbarat teşkilatı CIA'in başına geçecek olan Petraeus, "Bu verilerle kimin hangi patlayıcıyı yapmaktan sorumlu olduğunu anlayabiliyoruz ve bulgular bizim düzenlediğimiz askeri operasyonları yönlendiriyor. Irak'ta çok işe yarayan bu sistemi buraya da getirdim. Yerel yetkililer sistemin ne kadar kullanışlı olduğu anlayınca hemen benimsediler" diyor.


THE NEW YORK TİMES
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner118

banner113

ABD'den nükleer bombardıman uçaklarıyla...
ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı B-52 nükleer bombardıman uçaklarının, Ağustos başında tartışmalı...

Haberi Oku